Skip to main content

Bilgisayar kullanmadan yapılan dünyanın en büyük bilgisayar dolandırıcılıklarından biri.. :)


Başlıkta yazdığım şey doğru mu? Guiness Rekorlar kitabına göre evet doğru :) Olay 1978 yılında Amerika'da geçiyor ve işi başaran kişi Stanley Rifkin adında bir bilgisayar uzmanı. Kendisi doğrudan doğruya asla bu hikayeyi anlatmamış ama efsaneye göre durum şöyle gelişmiş.

Stanley Rifkin Pasifik Hisseleri Ulusal Bankası'nda ; havale odasının verilerini korumak için yedekleme sistemi geliştiren bir firmada sözleşmeli personel olarak çalışıyormuş. Tabii bu sistemi geliştirebilmek için Stanley bütün havale prosedürlerini öğrenmesi gerekmişti. Havale odasında çalışan personellere banka tarafından her gün değişen 4 haneli bir şifre veriliyormuş. Personel hergün farklı şifreyi ezberlemeye üşendiği için bu şifreyi kağıda yazıp önlerindeki panoya yapıştırıyorlarmış. O zamanki prosedürde havale odasını telefonla arayan başka banka personellerinin havale işlemini gerçekleştirebilmesi için bu 4 haneli şifreyi havale odasındaki memura doğru olarak söylemesi gerekiyor.

Yine birgün havale odasına giren Stanley'inin amacı bu sefer farklıydı. Havale şifresini ezberleyip odadan çıkıp, binanın dışındaki ankesörlü telefondan havale odasını aradı, kendisini bankanın "Uluslararası İşlemler Birimi'nden Mark Hansen" olarak tanıtıp İsviçre'deki bir hesaba 10 milyon Amerikan doları transferi talimatı verdi. Telefondaki havale memuru 4 haneli şifreyi sordu ve Stanley şifreyi söyledi ve havale işlemi gerçekleşti.

Stanley birkaç gün sonra İsviçre'ye uçup, parasını bir yığın elmas ile takas edip; bu elmaslarla Amerikan gümrüğüne takılmadan ülkesine giriş yaptı ve Guinness rekorlar kitabına tarihteki en büyük bilgisayar dolandırılıcılıklarından birini gerçekleştirerek imzasını attı. Ama gelin görün ki bu işi yaparken hiç bilgisayar kullanmadı. Sadece ikna edici bir kimliğe bürünmesi yetmişti. :)

Comments

Popular posts from this blog

Kalkan Adil Kullanım Kotası uygulaması ve Türksat Kurnazlığı!

Birkaç gün önce burada, facebook'ta ve instagram'da; interneti benim gibi yoğun kullanan kişiler için faydası olacak Adil Kullanım Kotası (AKK) kalkıyor haberini paylaşmıştım. Durumda bir değişiklik yok AKK 1 Mayıs itibari ile kalktı ama durumdan vazife çıkartıp abonelerimizden nasıl daha fazla para alırız diye beyin jimnastiği yapan bazı Internet Servis Sağlayıcılar (ISS) ilginç tarifeler geliştirmiş ve AKK'li tarifelere yeni abone alımını kapatmış. Eğer taahhüdünüz varsa sorun yok gibi duruyor. Ama taahüdünüz bittiyse ya da bitmek üzereyse bizleri zor bir karar bekliyor.

Doğrudan kendimden örnek veriyorum. Yıllardır Turksat Kablo internet kullanıcısıyım. 1 Senedir farklı bir adreste ikamet ediyorum ve ilk taşındığımda binada Türksat kablo altyapısı olduğu için sevinerek abone oldum. 1 Yıldır bir dizi bağlantı sorunu yaşıyor olmam ayrı bir boyut, biz esas konumuzdan sapmayalım. Taahüdümün bitmesine 1 yıl var, bugünlerde bitseydi bakınız durum şu şekilde.

Şu anda kullandı…

Netgear Orbi RBK50

Uzun araştırmalar sonucu oturduğum evin arka odalarına ulaşmayan Wi-Fi sinyal sorunu için çözümü buldum. Yıllar boyu Wireless extender kullanıp verim alamamış biri olarak Orbi dertlerime derman oldu. piyasadaki 100TL-200TL bandındaki extenderlardan temel farkı şu:Ana ünite ve uydu ünite 5Ghz 'te kendi arasında özel bir kablosuz hattan konuşuyor bu sebeple sizin wireless internet deneyiminizi etkilemiyor. 
Orbi'nin birden çok modeli var, siz evinizin ölçüsüne göre olan tipini kendiniz seçiyorsunuz. Kutudan 1 adet ana ünite ve 1 adet de uydu ünite çıkıyor. üniteler birbirinin tıpatıp aynısı. İkisinin de üzerinde 4 adet Gigabit ethernet portu birer adet USB 2.0 portu mevcut. Kutudan çıktığında ana ünite ile uydu üniteyi karıştırmamanız açısından güzelce etiket koymuşlar. 

Cihaz  802.11bgn, 2.4 GHz ve 802.11 a/g/n/ac standartlarını destekliyor. 

Misafirlerinize özel ayrı yalıtılmış bir ağ oluşturabiliyorsunuz. Hatta evinizde Amazon Echo (Alexa) varsa sesli komutlarla Misafir ağını …